<< July 2005 >>
Sun Mon Tue Wed Thu Fri Sat
 01 02
03 04 05 06 07 08 09
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
31


If you want to be updated on this weblog Enter your email here:



rss feed



Listed on BlogShares

Konuyla alakası yok ama bide bunlar var

HiPpIeThAt
fErRuH MaViTuNa
bMeRt
sAdUn

Wednesday, July 13, 2005
Takıntı....

Bazı takıntılarım vardı küçükken..

Mesela


Araba antenleri hep gözüme gircek diye korkardım...

Bulunduğum her ortamda mutlaka bir kamera beni izliyordu... (Hatta Kamera partnerim bile vardı...)

İlkokuldayken bi tane lastik conta bulmuştum. Onu ipe geçirip boynuma asmıştım. Bana uğurlu geliceğine inanıyodum.. Sonra birden kaybolunca çok üzülmüştüm.

Çok acayip karışımlar yapıp tadına bakıyodum. (Mesela Yoğurt- Patlayan mantarların dış kısmı- Biraz toprak bide kökü kafamdan daha büyük bi bitki vardı bahçemizde....) Böyle çeşitli denemelerim oldu.

Dip Not : Bi arkadaşımdan öğrenmiştim. Çubuk krakeri muma batırıp yiyince tadı daha güzel oluyor.


Posted at 06:19 pm by ozgurh
Comments (2)  

Toplaşma....ISTEEBEEENNN.jpg

Hayatım boyunca çok heyecanlı bir insan hiç olamadım. İnsanlar hep birbirlerini tanımaya birbirleriyle yakınlaşmaya çalışırken hiç öyle bir ihtiyacım olmadı. Yalnızlığınla dost olma durumu sanırım bu (Belkide asosyaliz cümleten bekleriz yeni yerimize.) Yada yalnız yaşamayı sevme. Benim hiç "ben 1.81 boyunda ......" yada "isteeeeebennnnn.jpg" sendromum olmadı. Böyle bi insan olarakta blog toplantısına gittim ama arkadaşlarım var diye gittim.  Yoksa hiç gitmezdim. Zaten ordan bana geriye tek kalan photoshop ta harmanlanmış resmim oldu.



Buyrun IIISSSSTTEEEEBBBBEEENNNNN.jpg...




snoop dogg Doggy Style... Yeeaahhh

 


Posted at 04:57 am by ozgurh
Comment (1)  

Monday, July 11, 2005
Belki küçüktüm...

Ben hep küçüktüm. Onlar hep bana uzak oldu. Sorun olduğu zaman sadece sustum dinledim onlarla üzüldüm. Sonra oynadım oynadım birsürü... Sonra büyümeye başladım. Büyüdüm kocaman oldum şimdi. Herkes küçük görünüyo gözüme. Sonra baktımki o kadar küçük değiller. Dedimki ne benden küçük onlar nede benden büyük hepsi benim gibi. Sadece nerden baktığıma bağlı.....


Dip Not : Tabiki bu kadar masum olmadı hayatım......


Posted at 03:54 pm by ozgurh
Comment (1)  

Wednesday, July 06, 2005
saçmalık

küçük masum yalanlarını çöpe atıp dokunulmazlığını tatmak istediğin zaman uyuşmazlıklar devreye girdiğinde kendini tükürdüğümü yalamam sendromunun içinde bulabilirsin.


Çok Tehlikeli.......



Hemen uzaklaş ordan.............


Dip Not : Uykusuz gecelerimin hesabını neden hep iş performansım ödüyorki.......

Posted at 05:40 am by ozgurh
Make a comment  

Friday, July 01, 2005
O zalimin bahçesine merhameti eken benim

Ne güzel be.......

Posted at 06:10 am by ozgurh
Comments (2)  

Tuesday, June 28, 2005
Rol Değişimi

Üstün mutasyon faciası ile domatesin ezikliği birleştirildi.







İşte size yeni robomatik

Posted at 01:05 pm by ozgurh
Comments (3)  

Monday, June 27, 2005
Kıraç Vakası

Efendim malumunuz rap camiasında doğaçlama olayları ayrı bi güzeldir. Beyin sürekli işlem halinde çalışarak bir sonraki cümle öbeğini çıkarmaya uğraşır. İşte bu ahval ve şerait içinde dahi birinci vazifesi uygun kafiyelerle anlamlı anlamsız sözleri çıkarmaktır.


Ceza olayına gelince olayı hiç görmedim ama tahminimce şöyle olmuş olabilir.


Dünya .oktan
İnsanlar Aç // işte bu noktada uygun kafiyeyi bulup cümleyi bitirmek gerekiyor.
.ötünü .ikiyim Kıraç....



Yoksa çok fecimi salladım.??

Posted at 01:08 am by ozgurh
Comments (3)  

Sunday, June 19, 2005
Dün Gece...

Dün gece iki şişe absolute etkisiyle olsa gerek birbirimizin telefon defterindeki kızları rastgele arıyarak dalga geçme girişiminde bulunduk. Fakat çok beceriksiziz galiba hepsinde yakalandık.

Sanırım sanat dalı olarak tiyatro değilde müziği seçmekle çok doğru bi karar vermişim.

Posted at 08:25 am by ozgurh
Comments (5)  

Monday, June 13, 2005
Analitik düşünce ve Hesaplanamayan ihtimaller üstüne

Efendim malum havalar ısındı diyelimki bir arkadaşınıza misafirliğe gittiniz. Herşey iyi güzel muhabbet gayet saygın bir biçimde devam ediyor. yiyecek içecek vs... eski günlerdende konuşuyorsunuz tatlı tatlı. Fakat oda ne. Birden alttan sizi bi şeylerin sıkıştırdığını hissetmeye başladınız. Tabi arkadaşınızın ikramlarını kıramayıp sürekli tıkınmanın sonucu olarak gayet doğal karşılamak lazım. Neyse arkadaşınıza tuvaletin (lavabo değil tuvalet... lavaboya şapıcak haliniz yok herhalde) nerde olduğunu sordunuz. Arkardaşınızda size oraya kadar eşlik etti. İşte şimdi stres sizi sarmaya başladı. Lavabo oturma odasının hemen yakınında ve oturma odasında televizyon yada müzik seti gibi gürültü çıkarabilecek herşey kapalı (Gözünü sevdiğiminin türk adetleri.) İçeri girdiniz ve sizden çıkacak senfoninin duyulmaması yada örtbas edilmesi için ihtimalleri yoklamaya başladınız. İhtimaller şunlar :

a-) tam işinizi göreceğiniz sırada sifonu çekersiniz. (güzel bir taktik ama sifonu yukarda olan yerlerde işe yaramaz)

b-) Musluğun yakınındaysanız işinizi görecekken musluğu açarsınız işiniz bitince kapatırsınız. (Bunuda bana gelen bi kız arkadaşımdan öğrendim ama bence musluğu açıp kapamak yerine sürekli açık tutmak daha mantıklı)

c-) Öksürmek gibi garip sesler çıkarmak ama özellikle aynı anda ikisini birden yapabilmek zordur.

şimdi tabi (*)bodorf durumuna düşmemek için kibarca işinizi hallettiniz fakat biraz uzun sürdü. Neyse hiç bi rezillik yaşamadan bu durumdan kurtuldunuz ve gönül rahatlığıyla yerinizden kalkmaya hazırsınız.


Şimdi ağır çekimde olayı izleyelim ve geçmişe bir göz atalım. İlk cümleyi hatırlıcak olursak :

Efendim malum havalar ısındı......

şimdide biraz öncesine bir bakalım

kibarca işinizi hallettiniz fakat biraz uzun sürdü......

tabi bu sıcak havalarda işinizin uzun sürmesi sonucu klozet kapağı terden bacaklarınıza yapıştı.

Şimdi ağır çekimde izliyoruz :


Yavaşça kalkıyorsunuz ve klozet kapağıda sizinle birlikte 3-5 santim kadar havalanıyor. Daha sonra klozet kapağı yer çekimine yenik düşerek son sürat yere doğru çakılmaya başlıyor ve çarpışma noktasında inanılmaz bir gürültüyle duruyor.

İşte şimdi mahvoldunuz. Karizmayı bozmamak için o kadar sarfettiğiniz tüm çabalar boşa gitti. Buraya kadar herşey iyiydi. Ama son anda beklemediğiniz bir golle olay yerinden mağlup ayrıldınız. Üzülmeyin bir sonraki sefere daha tecrübeli olarak bir deneyim yaşayacağınızdan şüpheniz olmasın...




*bodorf : Nichollen Bodorf 1823-1845 yılları arasında yaşamış ünlü düşünür. çok kuvvetli ıkınma sonucu beyin damarları çatlamış ve gencecik yaşta hayata veda etmiştir. O günden beri bu vakalar Bodorf vakası olarak anılır. (Büyük Britannica Cilt 5/127)

Posted at 01:07 pm by ozgurh
Make a comment  

Friday, June 10, 2005
Müsahit bi yerde indirirmisiniz

Normalde yüksek ses ile konuşan insanlardan pek haz etmem ama sanırım minübüs eşrafıyla birlikte seyrederken ihtiyacım olan yerde inmek için işe yarıyor diyebilirim. Bu tarz cümleler kuranlardanda hoşlanmam ama minübüste inerken kullandığım cümleye dikkat edince biraz garip geldi. Ben şahsen "Müsahit bi yerde indirirmisiniz" diyorum. Sonra düşününce komik geldi tabi. İndirirmisiniz ne demek. Şöför dışarı çıkarak minübüsün kapısını dışardan açıp buyrunmu dicek sanki. Yada Müsahit bi yerde suratıma bi tane okkalı bi yumruk indirirmisiniz gibi oluyor. Yada penguen karikatürleri gibi müsahit bi yerde adam pantolonunu indirince vericeğim tepki ne olur  :

Zenci ise : Ohaaaaaaaaa
Japon ise : Kapat kapat allahın cezası.

Posted at 03:24 pm by ozgurh
Comment (1)  

Next Page